TEKNEDEN BALIK AVI
KIYIDAN BALIK AVI
AT-ÇEK SPİN AVI
BALIK AVLAMA TEKNİKLERİ
AVLAK YERLERİ
Beyler Barajı Balık Avı
İzmir Tuzla İskelesi

Küçükbahçe Levrek ve Çupra Meraları

İzmir, Karaburun - Küçükbahçe

Şu anda bu makaleyi yazarken aylardan mayıs yılda 2015. Yıllardır balık avlamaya çalışan biri olarak hayatımda gördüğüm en ilginç anları yaşadığım bir mera ve onun etrafında çevrelenmiş diğer koylardan bahsedicem size.

Bilirsiniz kıyıdan balık avlamak hiçde kolay değildir. Yılın belli kesimlerinde suların soğuk olması bir yanda, balıkların göç etmeleri diğer yanda ve bununlada kalmayıp akıntıların durumu başka bir yanda olunca maalesef kıyılar genelde kısır geçer. Ağcıları, Gırgırcıları hiç saymıyorum bile. Ama Karaburun meraları işin içine girince durum biraz farklılaşır. Çünkü burada kışın kar yağarkende balık alırız, yazın 50 derece sıcağında da. Bununda tabi ki tek bir nedeni var, oda balık çiftlikleri. Havanın çok kuvvetli lodosa döndüğü zamanlarda rüzgar öyle bir eser ki çoğu zaman çiftliklerde patlamalar olur. Hemde bir değil iki değil, yaklaşık 50-60 adet çiftlikde bahsediyoruz. Hal böyle olunca denize binlerce Çupra ve Levrek salınmış olur. Bu balıklar ortada ne yapacaklarını bilmez halde dolaşırlar birkaç gün. Çoğu zaman kıyılara ölüleri vurur. Hatta bu kış yüzlerce insan ölü balık toplamıştır mesela... Belli bir zaman sonra denize ufak ufak adapte olan çiftlik balıkları herşeye saldıracak biçimde yemlere atlarlar. Bizzat ben aynı gün içinde Sülünez, MAdya, Palet yem, Mamun ve hatta Slikon Raglou ile bu balıkların çekildiklerine şahit oldum. İşin ilginç tarafı özellikle levreklerin denizin hemen 10-15 metre yakınında yakalanmasıydı. Diyeceksiniz ki "eee ne var bunda, bizde o mesafelerden yakalıyoruz". Benim demek istediğim o değil. Ben size yüzlerce balıkdan bahsediyorum ve hemen kıyı diplerinde. Bu her zaman görülecek birşey değildir. Örneğin hayatında eline ilk kez spin olta almış bir bayan arkadaşımız akşama kadar 12-15 arası Levrek palazını rahatça aldı. Hemde slikon Raglou ile. Demek istediğim nokta balıkların basit şekilde yakalanması ve herkesin bu balıkları rahatça alıyor olması. İşte bu avları insanlara yakalatan 2 mera var. Biri Eğriliman diğeride Küçükbahçe. Eğrilimanı diğer bölümümüzde incelemiştik. Şimdi zie Küçükbahçe'yi tanıtalım.

kucukbahce kiyi avi merasi3
Küçükbahçe Azmak Merası

İnanılmaz bir Avlak Yeri. Levrek, Kaba Lidaki ve enderde olsa Mırmır yapıyor. Özellile haritada da gösterdiğim Azmak tarafında kalan bölge mühiş verimli. Tabi bu söylediklerim şu zaman için geçerli. İlerde ne olur kestirmek güç ama azmağın yağmurlarla beraber tüm toğrağı denize taşıması o bölgeye sürekli Kefal ve Levrek gelmesini sağlayacaktır. Çünkü balıklar toprak kokusunu seven canlılar ve tabi ki toprakla beraber gelen potansiyel yemleride unutmamak lazım. Durum böyle olunca Amatör Oltacılar içinde gün doğuyor tabi. Özellikle haftasonları inanılmaz bir kalabalık oluyor. İnsanlar yanyana olta atmak durumunda kalıyorlar. Ama hakkını vermek lazım çoğu da balık tutabiliyor. Orada yapmış olduğum video çekimi size bu durumu açıkca gösterir nitelikde. Aşağıdan izleyebilirsiniz.

Küçükbahçe sahilinin avantajı yanında dezavantajları da var. Mesela ilk olarak yolunu söyleyebiliriz. Çok dolambaçlı ve sıkıcı bir yolculuk yapıyorsunuz. Dağların arasında devamlı dönüp dönüp duruyor ve yokuşlar çıkıp iniyorsunuz. İzmir merkezden tahmini olarak 120-130 kmlik bir mesafeden bahsediyoruz. Tabi gidiş bir balıkçı için her zaman zevklidir. Asıl zor olan her zaman dönüştür. Bu durumu sorun etmiyorsanız size iyi yolculuklar demekden başka birşey diyemeyiz.

Önemli bir bilgi olarak şunu belirtmek gerek. Kuzey rüzgarı arkadan denize doğru estiğinden balık avı kısmen bereketsiz geçecektir. Bu nedenle kuzey batı ve lodos havaları yakalayın

Bir diğer sıkıntılı durum, sahilin bir tarafı bereketli avlar verirken diğer taraflarında avların nispeten daha kısır geçmesi. Buda insanlarda bir yer kapma kargaşası başlatıyor. Sabah suyu yapmak için gece 01' de gelen hatta 2-3 öncesinden kamp yapanlara rastlıyorsunuz. Buda tabi çoğu balıkçı arkadaşımızın sinirlerini bozuyor. Ama Balık Avı böyle birşeydir. Aynısını İstanbul Boğazı meralarında da görmek mümkün. Özelliklede Galata Köprüsü üzerinde... Tabi bizede sitemler gelmiyor değil. Çoğu kişi bizim yüzümüzden insanların oralara dolduğunu ve heryeri Bohçacılara açtığımızı düşünüyorlar. Ama işin aslı öyle değil. Çünkü biz orayı keşfettiğimizde zaten heryer tıklım tıklımdı. Hatta şahsen ben burayı daha önce nasıl görmedim diye hayıflanmıştım. Buda gösteriyor ki, eğer bir yerde balık çıkmaya başlamışsa oraya insanların gelmesini engelleyemezsiniz. Mutlaka kulakdan kulağa yayılacaktır. Burda bizim üzerimize düşen görev, Bohçacı diye tabir ettiğimiz, küçük balıkları alan, merayı pisleten, terbiyesizlik yapan insanları eğitmektir. Çünkü hırsıza ev göstermeye gerek yok, o zaten soyacak bir ev mutlaka bulur. Bu nedenle bütün web siteleri, federasyonlar ve facebook sayfaları birleşip eğitici olmaya, insanları tehşir etmeye başlaması gerekir. Mesela bu meraya ilk gittiğimde yaptığım çekimi görenler bir dahaki gidişte tanımış olacaklar ki küçük balıkları almamaya başladılar. Buda beni bir nebze olsun mutlu etti. Böylece balığın bol olduğu kalabalık yerlere kameralarla gitmenin bile etkili olduğu kanısına vardık.

Yukarda haritada buranın genel bir haritası paylaştım. Bu nedenle Azmak merasını bırada bırakıp diğer meraya geçelim.

Yalıkent Kayalıkları

Son derece kalabalık olan Küçükbakçe sahilinin hemen yan tarafıdır burası. Taşlık kayalık bir kıyısı olduğundan çoğu kişi buralara gelmeyi tercih etmez. Hatta çok sayıda bilmeyende olabilir.

Bu bölge av yaparken itina gösterilmesi gereken bir alana sahip. Sualtı belli bölümlerde otlarla kaplı. Çoğu alanında da 20-30 metre öne doğru tam olta kopartmalık kayalıklar var. Bizim taktırma yaşamadan av yapacak yeri bulmamız epey zamanımızı aldı ama siz şanslısınız ki, yukarda sağda haritasını paylaştım. Büyütmek için üzerine tıklamanız yeterki...

Aslına bakarsanız uzak atışlarda, eğer hızlı bir sarım yaparsanız takılma çok yaşanmıyor ama sıkıntı Levrek veya Palazların kıyılara yakı dolaşmaları. Yani 50-60 metrede hiç vuruş alamazken, oltanızı 20-30 metrelere çektiğinizde balığı alabiliyorsunuz. Gerçi bu demin bahsettiğimiz sahil içinde geçerliydi. Bu nedenle kırmızı daire ile belirttiğimiz yerlerden At-Çek yapmalı, eğer yemli avlanacaksanız yemlerin otların içinde kaybolmamasına dikkat etmelisiniz. Gerisi kabiliyetinize kalıyor. Bizim size verebileceğimiz tavsiye, çok iğneli takımlar yapmamanız. Maksimum iki köstekli ve uzun pala iğneler tercih etmelisiniz. Tabi şeffaf şamandıra kullanmayıda unutmayın. Yukarda resmini paylaştım. Eğer bu kuralları uygularsanız Levrek veya Çupra almamanız için bir sebep yok.

Buralarla ilgili daha deyatlı bilgi almak isteyenler bizi Facebook Sayfamızdan ziyaret edebilirler... Rastgele.

KÜÇÜKBAHÇE BALIK AVI VİDEOSU